Bir Molar Dişin Kaybından İmplanta: 46 Numaralı Bölgenin Hikâyesi

27 Haziran 2026 yazan
Bir Molar Dişin Kaybından İmplanta: 46 Numaralı Bölgenin Hikâyesi
Medex Dental, Hakan Aydın


Vaka Çalışması · mdx04

Bir Molar Dişin Kaybından İmplanta: 46 Numaralı Bölgenin Hikâyesi

  • 46 yaş
  • Kadın
  • Bölge 46 — sağ alt 1. molar
  • Botticelli implant
  • İki film arası ≈10 ay

Sağ alt çenede tek bir büyük azı (molar) dişinin kaybı, çoğu zaman “küçük bir eksiklik” gibi görünür. Oysa bu vaka, ağızdaki bir sorunun nasıl zincirleme ilerleyebildiğini ve doğru zamanda atılan adımın çeneyi nereden nereye taşıyabileceğini gösteriyor. Hastamızın iki panoramik (tüm çeneyi gösteren) filmi arasında yaklaşık on aylık bir süre var; bu süre içinde enfekte olmuş ve artık kurtarılamayacak durumdaki bir azı dişinin yerini, kemikle bütünleşmiş bir implant aldı.

Önce · Preoperatif 19 Kasım 2024
mdx04 hastasının başlangıç panoramik röntgeni — sağ alt birinci molarda (46) periapikal lezyon ve yoğun kron-köprü restorasyonları.
Hasta: mdx04 · 19 Kasım 2024 · Kadın — başlangıç (preoperatif) panoramik radyografi
Sonra · Postoperatif 23 Eylül 2025
mdx04 hastasının implant sonrası panoramik röntgeni — 46 numaralı bölgede üst yapısı henüz yapılmamış implant fikstürü.
Hasta: mdx04 · 23 Eylül 2025 · Kadın — implant sonrası (postoperatif) panoramik radyografi

Filmlerde “R” hastanın sağını, “L” solunu gösterir; görüntünün sol tarafı hastanın sağ tarafına karşılık gelir.

Başlangıç Tablosu

İlk filmde göze çarpan ilk şey, ağzın yoğun biçimde tedavi görmüş olması: dört arka bölgede de metal-seramik kron ve köprüler (sabit, çıkarılamayan protezler) ve birden fazla kanal tedavisi görmüş diş var. Asıl sorun ise sağ alt çenedeki birinci büyük azı dişinde (diş hekimliğinde “46” olarak numaralandırılır): kök uçlarında ve köklerin ayrıldığı bölgede koyu bir gölge — yani periapikal lezyon — görülüyor. Bu gölge, kök ucuna yerleşmiş kronik bir enfeksiyonun, başka bir deyişle zamanla başarısız olmuş bir kanal tedavisinin işareti. Diş, üzerindeki köprü sayesinde bir süre daha ayakta kalmış olsa da, enfeksiyon ilerledikçe kurtarılabilir olmaktan çıkmış ve çekilmesi gereken bir hâle gelmiş.

Aynı filmde sol alt çenede de benzer bir tablo var: kronlu ve kanal tedavili iki büyük azı dişinden birinin bir kök ucunda yine periapikal lezyon (enfeksiyon), yanındaki dişte ise öne doğru eğilme görülüyor. Tedavi edilmeyen bu tür enfeksiyon odakları zamanla iltihaplı bir şişliğe — apseye — dönüşebilir. Sağ üst arka bölgede de geride kalmış olabilecek bir kök parçası dikkat çekiyor. Eksik dişlerin bulunduğu boşluklarda ise dişleri tutan çene kemiğinde (alveol kemiği) erime başlamış, komşu dişler boşluğa doğru kaymış; eksiklik arttıkça çiğneme yükü az sayıda dişe binerek o dişleri yıpratıyor.

Buradaki asıl mesele şu: bir diş enfekte olduğunda ya da çekildiğinde sorun tek bir dişle sınırlı kalmaz. Kemik, üzerine binen çiğneme yükü ortadan kalkınca zamanla incelir ve geri çekilir — bu yüzden hem enfeksiyonu hem de diş eksikliğini ertelememek önemlidir. İmplant tam da burada devreye giriyor: eksik dişin yerine çene kemiğine yerleştirilen, dişin kökünü taklit eden bir vida. Çiğneme fonksiyonunu yeniden kurar ve o bölgedeki kemiğe doğal bir yük vererek erimeyi yavaşlatır.

İmplant Aşaması ve Sonrası

İkinci filmde tablo değişmiş. Daha önce sorunlu dişin bulunduğu sağ alt bölgeye (46 numaralı bölge) bir implant yerleştirilmiş. Bu vakada Botticelli implant sistemi kullanıldı; sistemin Türkiye distribütörlüğünü Medex Dental yürütüyor. İmplant, dişin çekildiği boşluğa aynı seansta yerleştirilmiş (immediat / anında implantasyon) ve çevresi kemik greftiyle (kemik tozu / yapay kemikle) desteklenmiş. Filmde implantın etrafında iltihabı düşündüren bir koyuluk yok; implant, alt çenedeki sinire güvenli bir mesafede konumlanmış. Bu görüntü, osseointegrasyonun — yani implantın çene kemiğiyle kaynaşmasının — beklendiği gibi gerçekleştiğini düşündürüyor.

Ancak filmde önemli bir ayrıntı var: iki film arasında yaklaşık on ay geçmiş olmasına rağmen, implantın üzerinde henüz üst yapı — yani dışarıdan görünen diş kısmı: tutucu parça (abutment) ve kron — yok. İmplant, çiğneme görevini henüz üstlenmeden kemiğin içinde bekliyor. Bu, bir “takip süreci” değil; büyük olasılıkla hastanın tedaviye ara verip protetik (kron) aşamasını zamanında tamamlamamış olmasıyla açıklanabilir.

Burada hastalar için kritik bir nokta var: implant tedavisi, vidanın kemiğe yerleştirilmesiyle bitmez. Kemikle kaynaşma (osseointegrasyon) genellikle yaklaşık üç ayda tamamlanır ve bu sürenin sonunda implantın üzerine kron yapılması gerekir. İmplant yıllarca üstü boş bırakılmamalı; çünkü implantın asıl işi olan çiğnemeyi yapabilmesi ve çevresindeki diş eti ile kemiğin sağlıklı şekilde şekillenmesi, ancak kron tamamlandığında mümkün olur. Zamanında bitirilen bu son aşama, hem implantın ömrü hem de günlük çiğneme rahatlığı için belirleyicidir.

Özetle

Bu vaka iki şeyi birden anlatıyor: doğru durumda, çekimle aynı seansta yapılan implant ve kemik desteği ile enfekte bir dişin yeri başarıyla implanta dönüştürülebiliyor. Öte yandan, tedavinin kron aşaması zamanında tamamlanmadığında başarılı bir cerrahi sonuç bile hak ettiği faydayı veremeyebiliyor. Sol alttaki enfeksiyon odağının hâlâ durması da gösteriyor ki en kalıcı sonuç, ağız tek tek dişler yerine bir bütün olarak ele alındığında elde ediliyor.

Hekimler için

Klinik / Cerrahi Değerlendirme

Preoperatif

Preoperatif panoramik radyografide dentisyon ağır restoratif yük altında; dört posterior sekstanda metal-seramik sabit restorasyonlar mevcut. Bölge 46’da köprü retainer’ı konumundaki birinci molarda endodontik dolgu materyali izlenmekte; periapikal ve interradiküler bölgede radyolüsent lezyon ile uyumlu görünüm — kronik apikal periodontitis / başarısız endodontik tedavi lehine. Diş restore edilemez (non-restorable) kabul edilerek ekstraksiyon endikasyonu konmuş.

Bölge 36–37’de kron-retentif, endodontik tedavili molarlar; 36 mezial kök apeksinde periapikal radyolüsensi ve olası furkasyon defekti; 37’de mezial angülasyon. Sağ maksiller posteriorda tüberozite komşuluğunda olası rezidüel kök / süperpoze anatomik yapı. Edentülöz sahalarda alveolar kret rezorpsiyonu, komşu dişlerde drifting ve süpraerüpsiyon eğilimi, jeneralize horizontal kemik kaybı ve izole dişler üzerinde oklüzal aşırı yüklenme paterni izlenmekte.

Uygulanan protokol (dokümantasyon formuna göre): işlem bölgesinde Class 1 kemik kalitesi, minör kret rezorpsiyonu raporlanmış. Çekim soketine immediat implantasyon, flapsiz (flapless) yaklaşım ve soket greftlemesi (kemik substitüsü / GBR) uygulanmış. Botticelli implant sistemi (Medex Dental distribütörlüğü) kullanılmış; primer stabilite sağlanmış, subgingival (kapalı) iyileşme tercih edilmiş ve 8 haftalık iyileşme sonrası yükleme planlanmış. (Formda implant tip/uzunluk/çap alanları boş bırakılmış; kaydın tamamlanması önerilir.)

Postoperatif

Postoperatif radyografide bölge 46’da intraosseöz implant fikstürü izlenmekte. Peri-implant radyolüsensi yok; krestal kemik seviyeleri korunmuş görünmekte; fikstür ile mandibular kanal arasında güvenli vertikal mesafe mevcut. Bulgular osseointegrasyon lehine. 1. ve 8. hafta kontrollerinde komplikasyon, enfeksiyon veya mobilite raporlanmamış; 8. haftada implant osseointegre kabul edilmiş.

Ancak yaklaşık 10 aylık radyografik interval sonunda implant üzerinde definitif suprastrüktür (abutment + kron) izlenmiyor; fikstür fonksiyonel yük almadan, restore edilmemiş durumda. Bu, planlanan protetik fazın geciktiği izlenimini veriyor — muhtemelen hastanın tedaviye ara vermesiyle ilişkili. Osseointegrasyon (~3 ay) tamamlandıktan sonra suprastrüktürün zamanında teslimi; krestal kemiğin, emergence profilinin ve yumuşak doku konturunun korunması açısından endikedir. Ek olarak bölge 36 periapikal patolojisi postoperatif filmde de persistan; ağzın bütüncül rehabilitasyonu için bu enfeksiyon odaklarının da ele alınması önerilir.

Bir Molar Dişin Kaybından İmplanta: 46 Numaralı Bölgenin Hikâyesi
Medex Dental, Hakan Aydın 27 Haziran 2026
Bu gönderiyi paylaş
Etiketler
Bloglarımız
Arşivle